30 Mart 2007

ozur ve aciklama

Bu post bi garip olcak, okuyan olmadığı ve ben içkili olduğum için yazılanlarda full samimiyim ama yarın reddederim haberiniz olsun.

Hasan özur dilerim, geçen sefer seni dinlemediğim, öküzlük ettiğim, ex'imle barıştığım için. Haz ettiğini biliorum. Dersimi cidden aldım. Şuna inan bu sefer yapabileceğim hiiiç bişi yok. Terkedildim ben :)). Bu geceyle ilgili, beni sevdiğini biliorum ama seni anlamam için böle hareketlere gerenk yok. Walla. Şerefsizsin falan ama iyi adamsın. Hissederim ben böle seyleri. İşalla bi bok yemeyiz birbirimize de, senle kötü olmayız.

Açıklama kısmı şöle oluyo; benim eskiden ilk kız arkadaşım vardi zamanında. 3 kere ayrıldık, 2 kere barıştık. Birbirimize göre değilmişiz meğer. Ben keşke böle bi ilişki olmasaydı diyorum ama şimdi düşününce, hiç ilişki ile "bir" ilişki arasinda seçim yapmak zorunda kalan insan, bir ilişkiyi seçer. Ben de öle yapmışım sanki gibi geliyo (tartışmaya açık). Haksızlık etmek istemem güzel zaman geçirdim, çok şey öğrendim ama mutlu sonla bitmeyen her ilişki hatadır aslında. Hatalardan ders alırız ama onlara bağlanmamalıyız(Aşk diil uyumdur aslında olay, aynı yolda yürümeyen iki insan buluşmamalıdır sanki). Olay budur temelde. Bugün içkinin verdiği bi duygusallık var, ama anlıyorum ki o duygusallık kimle birlikte olduğundan gelen bi duygusallık değil. Esas duygusallık, insanlıktan geliyo. İnsan bişeyi kaybedince kötü zamanları, yanlışları değil, güzel şeyleri hatırlıyo. Onları istiyo yavşak zihin. Yani ben deryayı değil, onunla geçirdiğim güzel zamanları geri istiyorum. Onları bana suncak biri bulduğumda duygusal olmıcam sanırım. (isim vermicem ama biri var kalbimde, o bana yardım ediyo bu zamanlarda bilmeden, onla olamıcam belki ama düşünmesi bile güzel bazen, ki bu sırımdır hiç kimseyle paylaşamayacağım asla ve kimsenin anlayamayacağı sırdır bu, belki tutlu'yu tutku yapan)

Bide şey var, bu tanrı yavşağın önde gideni. Sırf eğlenmek için bizleri yaratmış ve gerçekten bi nevi oyun oynuyo benle. Bugün aklıma hiç aklıma gelmemesi gereken (deminki sır budur aslında) bi kişiyi soktu ve çeşitli yöntemlerle onunla mutlu olabileceğime inandırdı beni. Daha acısı onu(tanrı) göt etmek için yaptığım herşeyi egale etti. Bunların hepsinin tesadüf olabileceğini biliorum, ya da az çok kafayı yemiş olabileceğimi de (çok içki içiorum, yeterli beyin hücrem kalmamış da olabilir) düşünüyorum ama tabi benim durumumda olmayan (kısaca ben olmayan) anlayamaz bunu.

İşte böle sevgili minikler, hasan'a kapak için yazdığımız bu yazılar, tanrıyla gene aramızı bozmamızla sona eriyor. Burayı okuyan bir allahın kulu varsa lütfen bana haber versin.
O kişiye yemek ısmarlıycam. Walla.

Öpüyorum
--
Tt "The Man Who Drinks Too Much"
--

26 Mart 2007

Tt2

Bi garip gunler bu gunler... Ilginc se'ler yasiyor oldum birden... Lisede gibi hissettim birden..

Once alkol vardi, cok fazla alkol, ole ki sadece rockbar da diildi bu sefer, pek cok mekan, cok fazla insan vardi. Cok eglendim, neler yaptim ben bile bilmiodum. Kusel zamanlardi. Nice olaylar gecti basimdan...

Iste simdi ayilinca o olaylar daha farkli oluyo. Lise dedim ya, lisedeyken beni bilen bilir, garipti'm. Simdi iki kat garibim. Yeni bisiler var kafamda, kurgu da olabilir ama bisiler oluyo. Buyuk bisiler, hayat degistiren turden. Biraz zaman lazim sadece, su sinavlarim bitsin, kiyamet kopacak gibi sanki. Ama kopmayadabilir. Lisede kopartamamistim ama buyudum. Belki bu sefer. Ne garip isler yaw..

Sairin dedigi gibi, "bir buyuk boslukta bozuldu buyu"... Tumu tek harfle baslayan bildigim yegane misradir. Cahit Sitki'yi sevisim de ayni yerden gelir... Bide Orhan Baba'nin dedigi gibi, "Bana kaderimin oyunu mu bu?". Onu da severim...

Operim yanaklardan...
--
Tt "The Man Who Walks Alone"
--
PS: Ne dediysem dedim, anaokulunda bi ayca vardi, ona selam olsun... Bide merhum Serkan vardi, en buyuk selam ona gitsin...

02 Mart 2007

Tekerrür

Yine kiz arkadasimdan ayrildim. Ha bu arada barismistik biz. Simdi yine yariyiz.

Bu sefer ben bisi yapmadim. O bana gitmiycem demisti, bende peki barisalim demistim. Sevince ole oluyo. Hemencecik affediveriyosun. Sonra gecenlerde bu gitmek icin kabul edildigini ogrendi. Bu barismak icin verdigi sozler falan hepsi unutuldu. Ben de ne diyim? Ayrildik gene.

Kisa bi post-up yapmak gerekirse,
Uzaktan iliski yurutulebilecegine inanmiyorum. 6 ay yuzunu gormedigin birine sevgilim diye hitap edilebilecegini aklim almiyo. Bide uzaktayken o kadar rahat olmuyo insan. Ne yaptigini, kimlerle gorustugunu falan bilmeyince (bide deli gibi seviosa) paranoyak ve gergin oluyo insan. Onu da sevgiline yansitiyosun. Sonra efendim kavga falan, ayriliveriyosunuz. Hadi zorunluluk olsa gonul "S S" katlaniyo. Ama kalmayi tercih etmek varken, gidip bole durumlarda birakmayi anlamiyorum.

Beni sorarsaniz (burayi okuyan bi kisi bile var mi bilmiorum? Ben bile okumadigim icin :)) fena sayilmam. Yapicak biseyiniz olmayinca ve sanirim terkedilince insan daha rahat oluyo. Kafami baska seyelere yoruyorum, bu sefer okulumu aksatmiyorum, bilgisayar oynuyorum, bide az sonra istanbul'a yola cikicam, o da iyi gelir gibime geliyo.

Boyle. Merak eden varsa diye yazdim.

Operim okuyanlari :))
--
Tutku 'Tt' Tuzlu
"The Man Who Walks Alone"
--