Çünkü bugün özel. Bir, altı tekila içtim ilk defa, iki bu saat itibariyle şu an hissettiklerimi anlatacak kimsem yok.
(Şu yedı :) ) Beş buçuk yıllık bi sevgilim var (Hala var galiba ama an itibariyle gel-git'ler içerisindeyim, dolayısıyla ne durumdayım çok emin değilim.) lakin kendisi 6 aydır yurtdışındaydı. Önceki yazıları ezberleyenler (ki bu da hiç kimseye tekabul ediyo, bu blog hiç bi zaman takipçiler için yazılmadı, tek amacı sosyal statü içinde içini dökemeyen zavallı bi adamın geçmişini dökümante etme uğraşıdır.) şu an şok içinde. "Bu çocuk zamanında, 3,5 yıllık sevgilisini 6 ay uzak kalıcaz diye bırakmıştı." diye düşünüyolar. Neyse ordan son olgunlaştım ve bu kızla üç yıl ayrı kalsam da bi şekilde "why not" noktasına kadar geldim. Daha üç yıl başlamadı ama 6 aylık bi test süresi yaptık (Doktora öncesi dil kursu), biraz zorlansam da iki gün önceye (Altı ayın bitişine tekabül ediyo) kadar sabredebildim ve bugüne kadar hala beraberdik.
Dönüş azıcık sancılı geçse de umutlarım hala "Why not" düzeyindeydi. Ama bugün arkadaş-sevgili düzlemiyle yapılan hata beni "Acaba"lara sevketti. Başta normal başlayan bir gün, gün sonunda beni sadece günü değil, geneli sorgulamaya ve ne yazık ki (Genelde karamsar olan hayatımın aksine pozitif bir yaklaşım sergilemeye meyilli olduğum ilişkimde) negatif sonuçlara varmaya itti.
Sonuç olarak buradan vermek istediğim mesaj bi gün olurda hayatımda olumlu olabileceğini düşündüğüm bir durumun içinde siz de yer alırsanız, benim olumlu hiç bir şeyi haketmediğimi lütfen bana hatırlatırlatınız.
Öptm çok.
--
Tutku Tuzlu
Tt "The Man Who Should Walk Alone..."
Tt "The Man Who Should Walk Alone..."
--
Ps: Yazıyı bitirirken dokuzuncu tekila bitmişti. İmla hatalarını alkole, dürüstlüğümü ise bana veriniz...
Ps-2: Bak bu da ozet mesajim:
Yarin benimle tartismaya gelirken, yanlis seyler dusunerek gelme diye yazma ihtiyaci duydum. Tepkim neden Yagmur'la on ikiye kadar takildin diye degildi. Bu yasadiklarimiz tumuyle sevgilinle daha birbirinize doyamamisken (basta birbirimize doyamadigimizi dusunuyodum, sonra isin tek tarafli olduguna uyandim.) neden bir arkadasina kavusunca sevgilini unuttugun (basta yedi bucukta gelicem dedin, ben gec bulustunuz diye bi saat de kendimden verdim, eve gelis falan, benim olaya uyanmam dokuz bucugu buluyo, ki on bir bucukta artik sinirime yenik dustugumde hala birazdan kalkacaktiniz.) ? Yani olay ne zamandir gormedigin arkadasin degil, olay saat degil, olay senin bana yaklasimin. Yarin tartisirken konu baska yerlere gidicek biliyorum, o yuzden buradan yazayim. Ingilteredeyken beni adam yerine koymadin, sineye cektim, cunku dertlerim vardi ve benim buradayken duzelecegine dair umudum vardi. Ama gelince zaten bi gerginlik yasadik, sonra mevcutla ilgili endiselerimi de seninle paylastim. Bunu sabah umursamasan, kafasi hocasiyla ilgili dolu o yuzden oncelik olmamaya katlanabilir diye dusunurdum. Hatta o sorun halledilince, oh be artik dertsiz sevgilim benimle ilgilenecek diye sevindim bile. Islerini halledince Yagmurla bulusucam diyince ctsi yapmacik davrandi diye o sorunu da cozsun sadece bana kalacak diye beraber olacagimiz vaktimiz kisalicak diye uzulsem de en azindan komple benimle ilgilenecek diye ona da onay verdim. Ama saatler 9.30 olunca bu dusuncelerin polyannacilik oynamak oldugunun asil olayin en bastan beri benim arkadas-tez problemlerinin altinda oldugum kadar aslinda cok da kritik bir karakter olmadigim olduguna uyandim. Basta uzuldum-kizdim. Sonra hak verdim. Ne benimle ortak bir noktan, ne de senin beni iplemeni gerektiren bir duygun olmadigi icin tercihlerin son derece mantikliydi. Beni ipleyecegin tek noktanin buradaki esyalarin oldugunu da gelme dedigimde verdigin tepkilerle belli ettin. Dolayisiyla cok uzulsem de seni cok sevsem de senin mutlu olman icin varabilecegimiz tek nokta ayri yollar oluyo. Biraz dusun, bilincalti hareketlerinin seni de bu sonuca goturecegini goreceksin. Umarim mutlu olursun. Iyi geceler.