23 Aralık 2011

Ben de muzik yapiorum

Efendim Etoo'dan kiskandim. Ben de hemen kendi yaptigim sarkilari paylasiyim dedim. Hic bir enstruman calmadan, calinmis olanlari duzenledim, ortaya bole sonuclar cikti. Paylasin paylasabildiginiz kadar..


Operim..


http://kiwi6.com/file/2tjeymk1s9 - Baby When I Look At You
http://kiwi6.com/file/m1ygs8y358 - Listen To Me Now


Ayrica We Love Your Songs profilim,
http://weloveyoursongs.com/artist/4236/

--
Tutku Tuzlu
Tt "The Musician"
--

12 Aralık 2011

Kardesim de muzik yapiyo..

Kardesim Etoo'yu beni taniyan cogu kisi bilir. Kendisi ogrenci olmasinin yaninda amator olarak yorumculuk da yapmakta. Son zamanlarda Etkin'in aile ici caldigi sarkilari kaydedip internete koymaya basladik. Yavas yavas bi internet fenomeni olmaya calisioruz. :) Ben de blogumda paylasmasam icimde kalirdi.


Youtube'dan takip icin, www.youtube.com/user/26etoo
Facebook sayfasi, http://www.facebook.com/pages/Etkin-Tuzlu/248239148572582

Simdiye kadar yayinlanan videolari da asagiya koydum. Dinleyelim dinletelim..


--
Tutku Tuzlu
Tt "Sanatci bi aileden geliyoruz.."
--


02 Aralık 2011

Last Month in Ankara'da.. :(

16 Mayis'ta askerden geldim, bi haftalik bi adaptasyon surecimden sonra is aramaya basladim.. Lakin gecen sure zarfinda ne yazik ki istedigime yakin bi is bulamadim. Nice mulakatlara girdim, nice sinavlardan gectim, yine de olmadi.. En sonunda ailem ise el atti ve Istanbul'da olmak kosuluyla en sonunda bi sekilde calisacak bi yer bulmus oldum..


Babamin tanidigi vasitasiyla gorustugum Yavuz bey, yil sonuna kadar Ankara'da bi is bulamazsam Istanbul'da kendi firmasinda baslamam konusunda beni ikna etti. 1 Ocak'tan itibaren herhangi bir degisiklik olmazsa Istanbul'a yerlesicem. Boylelikle Ankara'da efsane ve sembol kisiliklerinden birini daha Istanbul'a kaptirmis olacak.


Yasamaktan keyif aldigim, her zaman bana rahat ve konfor sunan ve yaklasik 6-7 yedi aydir tumuyle benim diyebilecegim evimi birakmak yada nice yillarimizi beraber gecirdigimiz ve her zaman yanimda olduklarini hissettigim arkadaslarimdan ayrilmak kadar, benim icin sevmedigi bu sehirde kalmayi kabul eden, bana olan sevgisini her zaman kanitlayan ve dunyadaki herseyden cok sevdigim sevgilimle uzak olacagim icin cok huzunluyum. Elime gecen her imkanda Ankara'ya yanina kosacak olsam da, gonul her gun her saniye yanyana olmak istiyo tabi. 


Yeni yilla beraber Tt'nin hayatinda acilan bu yepyeni sayfayi buradan takip edebileceksiniz.. Tabi kendisini kendi sehrinden ayrilmadan bir kez daha gormek isteyenler icin de bu firsati kacirmamalarini ogutluyoruz.


--
Tutku Tuzlu
Tt "The Man Who Goes Along.."
--

19 Kasım 2011

Lady Gaga Saturday..


Bugune boyle bi atraksiyon koyiyim dedim.. Lady Gaga'nin sevdigim klipleri bugun onlyTT Blog'da.. Buyrun..
--
Tutku Tuzlu
Tt "Dj Tuth"
--


16 Kasım 2011

Dragon Age Redemption

Adamlar oyunlarin eklentilerini bile promote etmek icin neler yapiolar. Web serilerinin aranan ismi Felicia Day'in yazdigi Dragons Age: Redemption'i asagidan izleyebilirsiniz..


Milli takim hakkinda..

Turkiye Milli takimi bugun Hirvatistan'la 3-0'in rovansinda 0-0 berabere kalip Avrupa Sampiyonasi'ndan elendi. Bi suru yorum programi izledim ve yorumlari kotu buldum. Ahan da benim milli takimin duzelmesi icin fikirlerim;


- Hiddink'le olmadi, Mourinho'yla da olmaz. Oyuncularin sevecegi, saygi duyacagi, umursayacaklari bi hoca lazim. Abdullah Avci sanirim bu Arda'lari falan U21'de calistirmis. IBB ile iyi zamanlar da geciriyo. O olabilir. Hocanin kariyeri teknik bilgisinden ote, oyuncu iletisimi daha onemli gibi sanki. Sistemi ve isimleri cok degistiremeyiz gibi geliyo cunku.


- Bence kadronun ana sablonunu Trabzonun gecen seneki takimindan alip bunun yanina kaliteli oyunculari eklemek lazim. Soyle olmali, Burak, Selcuk Inan, Egemen belki Serkan, Ceyhun, Giray,Tolga falan. Bunlarin yanina vazgecilmezler olan Arda, Hamit, Gokhan Gonul, Nuri yerlestirilmeli. Sinan inanilmaz kaleci, bence Volkan 2. belki 3. kaleci olmali. Sola Ismail olmali ama adam gibi calistirilmali, savunma ve yer tutma vs ogretilmeli. Mehmet Topal'in Ispanya'da nasil oynadigina bakilmali, nasi verim aliniyosa oyle oynatilmali. Toraman donerse onu da kadroya almali. Halil olabilir, Mevlut olabilir, bunlar kadroya cagirilip on alanda calistirilmali. Sercan vardi, onu da alin, calistirin ekstra. 


- Sabri'yi almayin artik takima. Tamam calisiyo cabaliyo da, olmuyo. Yetenek hic yok, yaraticilik hic yok. Onun yerine Anadolu'dan biri de olsa olur. Kazim'i almayin artik. Kazim Ing.de championship oyuncusu. Biz de yapamaz. Bu duzeyde futbol ona cok. Emre Belezoglu, almayin artik yaw. Her mac kirmizi gorucek mi diye beklemekten fitil oluyoruz. Takimin havasina da zarar veriyo, herkesleri de daha gergin yapiyo. Umut Bulut almayin yaw. Bos kaleye karsi taca atar bu adam. Bi fizigi var. Onun yerine odun koysan da olur. Hem topun oduna carpip girme olasiligi daha fazladir. Ayrica odun yerini dogru secersen daha az ofsayte duser.


Simdilik bunlar geldi aklima ha bide yukardakileri sallayip sunu yapabilirsiniz;


- Takimin basina Almanci bi Turk getirilebilir (Mustafa Dogan gelmisti benim aklima mesela), onun disinda takimi da komple Almanci Turklerden kuruyoruz. Baska bisi yapmaya gerek yok. Onlar zaten futbolu biliyolar.


Diyeceklerim budur. Dinlediginiz icin tesekkur ederim.
--
Tutku Tuzlu
Tt "Ah NTVSpor, gor beni"
-- 

14 Kasım 2011

Saints Row 2

Su siralar hayattan kopma sebebim bu oyundur. Ucuncusu cikti cikacak derken, ben bi ikincisine bakiyim, neymis ki bu diye basladim ve gordum ki, hakkaten inanilmaz bi oyunmus. Sanki adamlar oturup GTA'nin kotu ozelliklerini atip, iyi ozelliklerini arttirip bi oyun yapalim demisler ve isin daha ilginci basarmislar da. 


Oyunumuzun hikayesi sole; 3rd Street Saints cetesinin asil elamani olan biz, gecen oyunun sonunda bi bomba sonucu uzun suren bi komaya girmisiz. Uyandigimizda Carlos adli bi mahkum bizi hapishaneden kurtarir. Sehre geldigimizde goruruz ki, bizim cete dagilmis, yeni ceteler sehri ele gecirmis vs. Biz de herseye sifirdan baslayarak Saints cetesini yeniden ust duzey bi hale getirmeye calisioruz. 


Konunun guzelligi iki noktada yatiyo, birincisi islenisi ve oyun icine yedirilisi oldukca guzel ve gercekci olmus. Yani diger cetelerle olan iletisimimiz, karakterlerin dagilimi vs guzel baglanmis. Ikincisi cok baglayici bi konu olmadigi icin oyunun esas hedefi olan serbestlige genis yer birakmis.




Oyunun oynanisina gelirsek, 4 tip gorev var.
1- Ana Görevler: Basta bizim ceteyle ilgili gorevler var, sonrasinda diger ceteleri bitirme gorevleri var. Hikayenin ilerlemesi icin bu gorevleri yapmamiz gerekiyo. Gorevleri yapis sirasi onemli olmadigi icin, zorlandiginiz bi gorevi birakip, baska gorevleri tamamlayip donebiliyosunuz. Ben once karisik gidiyodum, sonra Ronin gorevleri kolay geldi, onu bitirdim. Simdi Brotherhood'a daliyorum.
2- Stronghold: Bu gorevler rakip cetelerin gelirlerine ve bolgelerine yapilan saldirilari iceriyo. Genellikle bi yere gidip cetenin butun adamlarini oldurmek uzerine kurulu. Gorevler kadar komplike olmadigi icin hosuma gitti. Aldiginiz bolegelerdeki dukkanlari falan da satin alip duzenli bi gelir elde edebiliyosunuz.
3- Activities: 2 tip aktivite var, Hit List ve Chop Shop. Ilki vurucaginiz adamlarin listesi. Listedeki adamlari oldurdukce respect ve para kazaniyosunuz. Liste bitince de genelde biseyler unlocked oluyo. Hit Listte genelde silahlar aciliyo. Chop Shop'ta adamlar icin cesitli arabalari toplamaniz gerekiyo.Gene respect ve para kazaniyosunuz. Listeleri tamamladikca yeni arabalar aciliyo. Ayrica ayni arabadan istediginiz kadarini getirebiliyosunuz, respect vermiyo ama 500 kredi cebinizde oluyo. (Hatta para ve cephane kazanma yollarimdan biri, bu arac toplama mekanlarindan birinin yakininda suc isleyip polisleri teker teker temizlemez sonra sikilinca arabalarini toplayip satmak)
4- Diversions: Bunlarda oyun icindeki pek cok aktivite. Yine para ve saygi kazanmaniza yariyolar. Cok cesitli ve genelde zorlar. Fight Club gibi ard arda dovusculere dalmak gibi oyunlar oldugu gibi, unlu birini cilgin hayranlarindan korumak, uyusturucu dagitmak, yada zamana karsi racing gibi pek cok cesit var. 


1 ve 2'yi yapmak icin 3 ve 4'ten respect toplamaniz gerekiyo. Kac x respectiniz varsa o kadar gorev yapabiliyosunuz (GTA'daki "respect is everything" lafinin birebir uygulamasi :) )Bu gorev cesitliligi size ayni zamanda ozgurluk de sunmus oluyo. Yani illa oturup gorev yapmak zorunda diilsiniz, sadece araba toplamakla ugrasabilirsiniz, yada racingleri bitiriyim diyebilirsiniz. 


Respect gorev icin. Pek para? Para hersey icin. Oyunun customization'i oldukca genis. Binbir cesit kiyafet secimi, araba modifikasyonu, silahlar, kursunlar, yicek, icecek, hatta muzik parcalari bile alabilirsiniz. Ki oyunun sountracki de oldukca guzel ve genis. Ayrica oyundaki araba cesitliligi de guzel. Meshur tum arabalar (tabi isimleri degistirilerek) oyunda yer almis. Sehir tasarimlari da cok basarili olmus. Bide oyunun en guzel yanlarindan biri her bolgede insanlarin da farkli olmasi. Iste trailer park'te daha redneck'lerin olmasi, iste bazi mahallelerde fakirlerin ve o.pularin coklugu, daha luks semtlerde jogging yapan insanlar vs. Arabalar bile bolgeye gore degisiklik gosteriyo. Cok guzel bi detay olmus bence.


Oyunun eksileri yok mu, var. Birincisi yuksek cozunurlukte gereksiz cok zorladi (frame rate sorunu diyo gavurlar). Ancak mediumda biraz performans alabildim. O yuzden grafikler de o kadar guzel gozukmedi gozume haliyle. Bide araba kullanma hadisesi biraz zor olmus sanirim. Cogu yaris modunu sirf arabayi adam gibi kullanamadigim icin yapamadim. Yada takiplerde falan da isgence olabiliyo.


Bunlar disinda super bi oyunla karsi karsiyayiz. Kendinizi tam bir cete lideri gibi hissetmenizi saglayacak en iyi oyun bu. Karakterinizi de kendinize benzettiginizde havaya girmemeniz icin hic bi sebep yok. Alin doya doya oynayin. 


--
Tutku Tuzlu
Tt "Gangsta Man"
--

09 Kasım 2011

What if.. (part 2: The Simpsons)

Hemen Simpsons'dan tepki geldi.. Biz daha guzel yapariz dediler.. Yorum sizin.. (South Park daha kusel.. :) )


--
Tutku Tuzlu
Tt "All the way to Springfield"
--

07 Kasım 2011

What if.. (part 1: South Park)

Ya South Park evreninde olsaydim? Nasi gorunurdum? Benden daha yakisikli gorunuyo sanki.. :) 


--
Tutku Tuzlu
Tt "Screw you guys, I'm going home!"
--


PS: http://www.sp-studio.de/ adresinden siz de kendi karakterinizi yaratabilirsiniz.

Artik twitter'dayim...

Hala anlamadim manasini ama yine de hem sevgilimi kontrol amacli, hem de ilerde meshur olur da, solediklerimi dinlicek birileri olursa die, @tutkutuzlu emrinize amadedir. Ama yavas calisiyo ve takip edicek biseyi olmayana isgence oluyo. Ve hala paylasim icin blogumu tercih ediorum. Yine de bisiler yazmam icin takip etmeli;
http://twitter.com/tutkutuzlu


--
Tutku Tuzlu
Tt "Tweet this, tweet that"
--

02 Kasım 2011

730 Gun

Hakikaten kelimeler yetersiz kaldi. Sabah bisiler yazmaya calistim. Oglen bisiler yazmaya calistim ama yazdiklarim bi sekilde tatmin etmedi beni. O yuzden kisa ve oz bi sekilde anlatmaya calisicam.


Sevgilimle bugun 2.yilimizi doldurduk. Geride nice yasanmisliklar, nice maceralar birakmanin yaninda, daha ne guzellikler yasiycaz onun merakindayim simdi. 


Her zaman yanimda oldugun ve beni inanilmaz mutlu ettigin icin cok tesekkur ederim.. Umarim ben de seni ayni sekilde mutlu edebiliyorumdur.


Seni cok seviorum Yasemin Karadag.. :)
--
Tutku Tuzlu
Tt "Loverman"
--

31 Ekim 2011

Discworld

Büyük bir kaplumbaganin sirtinda duran, dört filin omuzlarinda yer alan disk seklindeki bir dunyadir Discworld. Terry Pratchett'in hayal gucuyle kurgulanmis, bildiginiz fantastik dunyalara hem benzeyen, hem de benzemeyen bir dunya. Daha once Discworld yazisi yazdim die hatirliyodum ama yazmamisim. O yuzden simdiye kismet oldu. Cunku 39 kitaptan olusan (ekstralari saymazsak) bu koca dunyaya herkesin en azindan bir kez girmesi gerekir kanimca.


Kitaplar aslinda temelini, bizim gundelik olaylarimiz mesela bi Yuzuklerin Efendisi" evreninde gecse nasil olurdu sorusundan aliyo. Kendi icinde tutarlilik gosteriyo olsalarda, gunumuz yasantisina inanilmaz bagdastirmalar, yada dusunce sistemine guzel gondermelerle dolu kitaplar.


Her kitap baska baska noktalara goturuyo bizi. Bazi kitaplarda basarisiz bi buyucu olan Rincewind'in maceralarina konuk olurken, baska bir kitapta OLUM'un emekli olmaya karar vermesinin sonuclarini, diger bir kitapta ilk disi buyucu olmaya calisan kiza yardimci olan cadilari gorebiliyoruz. Tabi bunun disinda, Discdunya'nin ilk turistini, yada sinema sektorunun Discdunya'ya verdigi zararlari da okumak eminim ilginc geliyordur.


Kitabin dili de oldukca farkli. Normalde alistigimiz espri anlayisina yada anlatim sekillerine pek sadik diil Terry Pratchett. Ama alistiginiz zaman da diger kitaplarda bu tarz bir anlatim olsa keske diyceginizden emin olabilirsiniz. Karakterlerin verdigi tepkiler, kullandiklari cumleler hepsi farkli ve size degisik bir kitap okudugunuz hissini veriyo. 


Su anda Ithaki Yayinlari'ndan cikmis 13 tane kitabi dilimize cevrildi Diskdunya'nin. Bunlar disinda Terry Pratchett'in daha genc kitleler icin yazildigi 4'u Discworld serisinden 5 kitabi da Tudem tarafindan sunuldu. Herhangi bir kitapcidan bulabilirsiniz. Bulamasaniz da israr edince getiriyolar. Denedim bilirim. :))


Siz de bambaska bi dunyaya dalmak ve eglence anlayisinizi farkli bi boyuta tasimak istiyosaniz kacirmamaniz gerek..
--
Tutku Tuzlu
Tt "Darkness isn't the opposite of light, it is simply its absence."
--

Ne Izliyorum? 2

House (2004)
7. sezonu cok sacma bitmisti. 8. Sezonu cok da kotu baslamadi. Doktor dizilerinin CSI'i diyebilecegimiz House dunyada en cok izlenen dizi olmus. Surekli kendini yenileyen, farklilasan dizi, bu sezon da farkli bi takim var. Her zamanki gibi Hugh Laurie'nin surukledigi diziye yeni katilanlara daha tam alisamadim ama zamanla oturur heralde. Cok fazla ara veriyo olmalarini saymazsak, takip edilesiligi devam ediyo. Ne de olsa bu istikrarda pek dizi yok. (Pazartesi - Fox)


South Park (1997)
Siradisi cizgi dizi South Park su anda 15. sezonun ikinci yarisiyla devam ediyo (SP'nin sezon kavrami biraz degisik isliyo sanirim.). Bolum kalitesinde inis cikis gosterselerde, hala bu alanda en iyiler. Gecenlerde bir bolumun nasi yapildigini anlatan bi ozel bolum (the Making of South Park - 6 Days to Air) yayinladilar. Ilginc bi surecmis. Dedigim gibi onceki bolumlerini sevdiyseniz bu sezonu da izlemek zorundasiniz. :) (Carsamba - Comedy Central)


Two and a Half Men (2003)
Eskiden izliyodum, sonra 2. sezonun altyazilarini bulamayinca birakmistim. Simdi Charlie Sheen ayrilip, Ashton Kutcher dahil olunca tekrar basliyim dedim. Aston daha diziye oturmadi ama yine de eglenceli gidiyo. Eski konseptten biraz farklilar. Karakterleri oturttuktan sonra daha eglenceli hale geliecegini tahmin ediyorum. (Pazartesi - CBS)


How I Met Your Mother (2005)
Cok yaratici bi fikirdi, Barney inanilmaz bi karakterdi, ama diziyi artik oylesine izliyorum. Ne cok keyif aliyorum (bi Big Bang Theory kadar), ne artik o kadar merak uyandirici olaylar oluyo. Biraz kisir donguye girdiler ve ellerindeki tum kaynaklari kullandilar gibi geliyo. Biran once bitirmeye baslamalari lazim artik. (Pazartesi - CBS)










Boylelikle yeni sezonda surekli takip ettigim 7 diziyi gormus olduk. Bunlarin disinda 5. sezonunu daha izleyemedigim icin 6. sezonu hakkinda yorum yapamiycagim Dexter, hem artik komiklikten ciktigi, hem de inanilmaz uzun aralar verdikleri icin iyice gicik oldugum Family Guy ve yeni baslayan ama henuz izleme firsati bulamadigim Game of Thrones, 2 Broke Girl gibi diziler var. Bide bu aralar eski dizilere tekrar bakmaya basladim. Uygun bi zamanda eski ama izlemeye deger olan dizileri burdan paylasmaya devam edicem. 
--
Tutku Tuzlu
Tt "Never Enough"
--

Ne Izliyorum?

Yeni taze olaylara girmeden evvel boyle toplama entrylerle kisa bi giris yapmak uygun die dusundum. Oyunlari yaptim, sira simdi tv'ye geldi. Dizi bazli neler izliorum, merak edenler icin, izlediklerim ve yorumlarim:

Castle (2009)
Bir yazarin guzel bir bayan dedektifle cinayetleri cozdugu dizimizin 4. sezonu Amerika'da yayinlanmakta. Nathan Fillon'i zaten severim, tema da kucukluk dizimiz "Murder, She Wrote"a benzeyince dizimiz tadindan yenmiyo. CSI falan gibi isini ciddiye almayip, daha eglencelik olaylar sunan dizi su siralar en sevdigim ve en cok bekledigim dizi olma konumunda. Pztsileri ABC'de yayinlaniyo. Türkiye'de Digiturk - Dizimax'de yayinlaniyo.

Fringe (2008)
FBI'in hayali "Gercekustu Olaylar Arastirma Departmani"ni konu alan dizimiz 4. sezonuna basladi. Ilginc ve buyuk ihtimalle olabilitesi olan olaylarla dolu dizimizde Dawson's Creek'in Pacey'si yeraliyor. Lost'un yapimcisi JJ Abrams imzali dizi, X-files'in bilimli hali gibi ozetlenebilir. Son sezonlara dogru olaylar biraz kopup gitse de yine de izlenebilirliginden cok sey kaybetmedi dizi. Yeni baslayanlar, ilk bolum biraz sikici gelebilir ama devam ettikce dizinin nasil akip gittigini ve yan olaylarin nasi merak uyandirdigini gordukce baglanip kalicaksiniz. Bu sezon biraz yavas basladi ama giderek her zaman ki merak unsuruna yine kavusmakta. Cuma gunleri Fox'ta yayinlanan dizi, Turkiye'de Dizimax'te.

The Big Bang Theory (2007)
Iki asiri zeki "geek"in yan evlerine guzel bir kizin tasinmasiyla baslayan maceralari 5.sezonla da devam ediyor. 4 inek arkadas ve Penny'nin eglenceli maceralari bu sezonda da hiz kesmiyo. Kadrosu zamanla daha da genisleyen dizi, hala tv'deki en iyi sitcom kanimca. Her karakterin dizide komedi unsuru olabilmesi diziyi surukleyen unsurlardan bitanesi. Isalla bu kaliteyi bozmadan devam edebilirler. CBS'te persembe gunleri yayinlanan dizi, Turkiye'de CNBC-e'de yayinlaniyo.









Simdilik bu uc diziyle basladim. En cok bu uc diziden memnunum simdilik. Izledigim diger dizileri baska bir postta paylasicam.
--
Tutku Tuzlu
Tt "Yeni Sezon"
--

Ne Oynuyorum? - 31.10.2011


Deli gibi bilgisayar oynayan bi insanim. Haliyle benimle ilgili bi site olunca ne oynadigim onemli bi yer almak durumunda. Aylik olarak guncelleme yapmam da, bole yepisyeni oynadikca, paylasirim. Sizde evinizde Tt olmak istiyosaniz, bu oyunlari oynamaniz lazim.. :))


Command & Conquer: Red Alert 3
Daha lisedeyken tanıştığımız oyunun üçüncüsü de eğlencesinden az bişey kaybederek yine bilgisayarımda. Ara videolarda inanılmaz isimler (Jenny McCarthy, Gemma Atkinson, Tim Curry ve daha nicesi), yepyeni birimler, yeni bir race (asyalilar da oyuna dahil olmus). Sovyet ve Alliedlar bitti, Rising Sun'da son bolumdeyim. Biraz kisa olmus ama yine de eski gunlerin anisina alip oynanmali. Bitirdikten sonra "Uprising" ek paketini alicam isalla.


Grand Theft Auto - Vice City
Steam'deki bi kampanyayi yakalayip butun GTA serisini aldim. 4'u oynamaya bilgisayarim tam yetmedi ama, oynadigim oyunlar icinde serinin en guzel oyunu Vice City diyebilirim. Hem sehir daha bi free gibi geliyo, hem gorevler digerlerinden daha kolayvari, hem radyosu inanilmaz guzel. Daha ne olsun. Yakinda Vice City'nin krali olucam, o zaman bi daha goruselim.. :)


Bejeweled 3
Casual oyunlar dunya pazarinda giderek yukselirken, bu oyunlarin belki de en buyugu Bejeweled'di. Ucuncusunde "bu oyuna daha ne ekleyebilirler ki?" diye dusunuyodum ama yine basit eklemelerle oyunu bi adim daha yukari tasimislar. Quest modu super olmus, kisa ama guzel. Diamond Mine modu favorim oldu. Poker hakkaten ilginc ve eglenceli. Zen modu, bi garip olmus. Boyle muzikler, soluk almayi denetlemesi falan degisik. Diger modlari cok sevmedim. Badges olayi guzel. Artik ne oynasam diye dusunurken, hirslanip badge kazanmaniz gerekeni falan seciyosunuz. Baya bi sure daha oyalar beni.








Burdakiler disinda, yuklu ama oynamadigim oyunlar var. Mesela Batman - Arkham Asylum. Format atmadan once bitirdigim icin simdi oynayasim gelmiyo. Yoksa mukemmel oyun. F2P olduktan sonra kesfettigim ve steam'le tanismama vesile olan Team Fortress 2'ye de cok zaman ayiramadim ne zamandir. Champions Online da guzel bi oyun ama yine bu oyunlara zaman ayirdigimdan ikinci planda kaldi biraz. DC Universe Online bedava olana kadar super kahraman oyunlarinda bir numara. (City of Heroes'u begenmedim ben).

Baska bir "ne oynuyorum" yazisina kadar gorusmek uzere...
--
Tutku Tuzlu
Tt "Non-Player Character"
--

Oyungezer

Orjinal oyun almak basa bela. Hem fiyat araliklari cok degisiyo, hem de oyunlarin kapaklari guzel gorunse de kendileri o kadar guzel olmayabiliyo. Haliyle ne yapmak lazim, bir bilene danismak lazim. 


Oyungezer dergisi yillardir bu isin icinde olan kisiler tarafindan cikartiliyo. Bildigim kadariyla arkalarinda herhangi bi medya kurulusu da yok. Buna ragmen icerik olarak herhangi yabanci dergi kadar hatta daha bile iyi olduklarindan emin olabilirsiniz. Yerli yabanci hic bi fuari kacirmiyolar, cesitli oyunlari dunyada ilk kez aciklayan dergi oluyolar, nice on inceleme, beta testlerinde yer almalari vs. Dolu dolu bir oyun dergisi ariyorsaniz baska hic bi dergiye ihtiyaciniz yok. 


Baska bi guzelligi de tel.den abone olabiliorsunuz. Bankayla kartla falan ugrasmaniza gerek kalmiyo. Begenerek okuyorum, herkese de tavsiye ediorum.


Web Sitesi, http://oyungezer.com.tr/


--
Tutku Tuzlu
Tt "Gamer"
--

Kullanma Kilavuzu

Sitede sistem olayina girdim, etiketleri de bole koseymiscesine duzenledim. Haliyle Ingilizcesi yeterli olmayanlar yada sadece merak olayi cozemiyenler icin neresi neresidir falan gibi kucuk bir kilavuz acma ihtiyaci duydum. Bu postuda sagda sabitleyip bole kusel bisiler olsun istiyorum. Kullanici dostuyum. (Bu arada bakan eden yok ama yine de :) )


onlyTT: Blogu "internet defterim, gunlugum" haline getiren kisim. Ne yaptim, ne ettim, hayat uzerine dusuncelerim, kisisel olaylarim. Bi nevi myTT. Esas beni gormek icin girmeniz gereken yer.
The Fun Stuff: Ole sagda solda gorup hosuma giden, eglencelik resim, yazi vb. Kendi yaptigim diil de, baskalarindan caldigim seyler. (Facebook'ta paylastigim seyleri bi de gelip burda paylasmicam. Orasi baska, burasi baska..)
The Other Stuff: Hic bi kategoriye koyamadigim seyler burda toplanicak. Nasi olucak bilmiorum. Japonca-TR sozluk var mesela su anda. Baska ne koyarim bilmiorum ama lazim..
Tt Brand: onlyTT markasi (hehe), blogda yapilan yenilemeler, logo calismalari, basinda Tt ( :D ) vs burda toplanicak. Tt bir markadir ve gelisecektir. O gelismeleri burdan takip edebilirsiniz.
Tt Gamer: Bilgisayar oyunlari, oyun dunyasi, videolari vs burda olucak. Su bir gercektir ki, vaktimin cogunu oyun oynayarak geciorum. Haliyle bu tip seyleri paylasmak istedigimde bu etiketi kullanicam.
Tt Listener: Muzikal olaylar burda toplanicak. Freecell, solitaire falan oynarken durmaksizin muzik dinleyen bi insanim. Herkesin merak ettigi "bu adam ne dinler yaw?" sorusunun cevabi bu etiketin altinda olucak..
Tt Reader: Cok olmasa da arada kitap okuyan bi insanim. Ben bi kitabi okuduysam, sizin de kesin bakmaniz gerektigini dusunuorum (eger okur bi insansaniz, benden once coktan okumussunuzdur heralde. Ama yine de..). Edebiyat dunyasiyla ilgili yorumlarim bu tarafta olucak.
Tt Reviewer: Zamanimin buyuk bolumunu, dizi-film falan izleyerek geciren bi kisi olugumdan, Tt blogunda bole bi kisim olmasi kacinilmazdi. Izledigim, bekledigim, izlemek isteyip gitcek arkadas bulamadigim yada zaman ayarlayamadigim filmleri falan hep burdan okuyabilirsiniz. 
Tt Sportsmen: Buda sporcu kimligim. Kicimi kaldirip spor yapmasam da, maclari izlemeyi, yorumcularin yorumlarini dinlemeyi falan severim. Haliyle bu konuda en az onlar kadar iyiyim. Burda da benim goruslerimle spor dunyasina girebilirsiniz.


Artik siteyi gonul rahatligiyla kullanabilirsiniz. Kaybolmak yok. Gereksiz konulari okuyarak zaman kaybetmek yok. Tumuyle pratik, tumuyle kullanici dostu. Hersey sizin icin. Artik gelin de bakin, ne yapar bu deli oglan.. (deli oglan?)
--
Tutku Tuzlu
Tt "User-friendly"
--
PS: Ne anlamsizmis bu aciklamalar yaw. Sanki daha kusel olucak gibiydi. Nese aklima daha neseli bisiler gelirse guncellerim.. Operim..


Kullanim Sartlari Sozlesmesi gibi bise:
1- Sitede gezerken olusabilecek pek cok sorumlulugu ustune almaktadir. Ornegin cepten blogu gezerken Allah muhafaza bi yere takilir duserseniz, Tt size gecmis olsun demekle yukumludur. Binaeleyn bu hakkin kullanilmasi icin olayla ilgili bilgilendirme yapmak ve hak talep etmek ilgili sahsin sorumlulugundadir. Cunku bole seyler Tt'nin icine dogmamaktadir. Daha ciddi durumlarda, ornegin hastane masraflarini filan Tt odeyememektedir. Cunku fakirdir. O yuzden sitede dolasirken basiniza gelebilecek hadiselerden sakinmak yine de kullananin sorumlulugundadir. Bu nokta da Tt en fazla "Allah korusun" diebilmektedir. Bu vesileyle sitenin otururken, hic bi is yapmazken, tam dikkatle gezilmesi saglik verilmektedir.
2- Site herhangi bir ticari kaygi gutmemektedir. Yani sitede kullanilan resim, muzik, linkin bana parasal bi getirisi olmamaktadir. Bildigim kadariyla kullandigim hic biseyin de telif hakki falan da yoktur. Google search de cikan seyleri kullanmaya ozen gosteriyorum. Ama yine de olur da, resmin biseyin size ait oldugunu ve bu konuda para talebiniz falan varsa mail atin, hemen kaldiriyim. Para diil de sirf adimi da kullansan derseniz ona da varim. Hukuki bi surece girilmeden beni tehdit ederseniz ben tirsarim zaten. 
3- Sitedeki yaptigim yorumlar tumuyle sahsi goruslerimdir. Yani ornegin bi filmi begenmediysem, begenmedigim icin begenmemisimdir. Durduk yere bi filmi kotulemem. Tumuyle bagimsizimdir. Arkadaslardan etkilenebilirim ama kendimi parayla satmam. Ama tabi bana yuklu miktarda para verilirse goruslerim degisebilir, hatta zenginlik beni bozabilir. Boyle bi durumda site yonetimi inkar hakkini sakli tutar (cok bariz diilse tabi). 
4- Sitede bazen argo, bazen kufur, hatta hakarete varan seyler yazabilirim. Boyle durumlarda tercihen isim kullanmam. Bu sekilde kimse kimseye kirilmaz. Lakin olur da birileri yorum yazarsa (olmaz da yine de..) onlar kufur, hakaret kullanamaz. Laf sokma haklari kendilerindedir ama bunu usturuplu bi sekilde yapmalari gerekmektedir. Ben sitemden adam kacirabilirim ama baskasi kaciramaz. Sorry..
5- Bu kadar yeter heralde. Aklima bisiler gelirse eklerim. Her turlu soru, sorun icin tutkutuzlu@gmail.com adresi mevcuttur. Presip olarak tel.imi nette paylasmiyorum. Ama taniyosaniz zaten sizde vardir. Arayabilirsiniz. Operim..

Tasarim ve Mobil

Az once yillardir kullandigim sablonu degistirdim ve bana heryerden ulasabilmeniz icin cep tel.e ayri sablon olusturdum.(Sanki oturup ugrasmisim gibi yapmiyim, iki uc tusa basip sectim :) ) Ayrica WiFi'li tel.imle denedim gayet cool duruo. Sizde deneyin, inanin begeniceksiniz. (Bu arada hala gorus olarak cepten nete girmenin kullanisli oldugunu dusunmuyorum ama self branding iste. Yeni nesil boyle istiyo azizim :) )


Artik daha guzel gorseller ve cebinizin konforundayim. (Bu cumlede bi terslik var ama nese..)
--
Tutku Tuzlu
Tt "Mobilized"
--

Marvel Cinematic Universe

Yavas yavas Avengers gelmeye yaklasirken (4 May 2012, az kaldi ewt :) ) ben de Marvel'in Cinematic Universe altinda cikardigi filmleri bi degerlendiriyim istedim.. (Spider-Man, X-Men, Ghost Rider, Punisher bu evren altinda yer almiyo. Onlar kendi kendilerine takiliolar sanirim..)

The Incredible Hulk (2008)
2003'te cekilen igrenc filmden sonra ilac gibi gelmisti. Edward Norton Bruce Banner tipine inanilmaz uygundu ve Betty icin de Liv Tyler vardi. Her ne kadar Hulk tumuyle animasyon olmak zorunda oldugundan cekilmesi zor bi film. Ama bence son derece basariyla altindan kalkmislardi. Liv Tyler biraz donuk ve surekli huzunluydu. Sanki Betty karakteri daha eglenceli bi karakter gibi geliyo bana. Onun disinda Tim Roth kotu adami oynuyodu. Abomination zaten Hulk'in bi nevi ana dusmani. Uygun olmustu ve Tim Roth'ta Emil Blonsky'nin Abomination'a gecis surecini basariyla vermis kanimca. General Ross karakteri hep fazla karikaturist kaliyo sanirim. Yonetmenler onun nasi degisik bi adam oldugunu tam anlamiyolar sanirim. Bu filmde cok farkli olmamis. Ama genel olarak bakildiginda Hem cizgi romana sadik olmasiyla, hem karakterlerin birebir olmasa da en azindan belli bi istikrarla oynanmis olmasindan (ki kadro tercihi bu noktada basarili olmus hakkaten. Duydugumda "yok artik" dedigimi hatirliyorum.) , hem de efektlerin cok asiri siritmamasindan dolayi izlenesi filmlerden biri olmus durumda.
Not: 85/100

Iron Man (2008)
Iron Man Marvel dunyasinda cok da sevdigim bi karakter diil. O yuzden Iron Man'i diger filmlerden daha az begendigimi soylerken cok da tarafsiz oldugumu dusunmuyorum. Robert Downey Jr "Ultimate" evreni baz alinarak yazilmis bi Tony Stark'i oynamak icin cok uygun olmus. Oynarken oldukca keyif aldigini da gorebilioruz. Animasyonlar da cok basarili, daha metalik bi karakter olmasindan dolayi (Hulk gibi organik diil yani) cok daha guzel ve ortama uygun duruyo. Terence Howard belki de Iron Man tayfasindan en sevdigim karakter olan James Rhodes'u (ilerde War Machine olucak) oldugundan farkli ama guzel bi sekilde canlandirmis. Gwyneth Paltrow Pepper Potts icin fazla donuk kalmis bence. Ama olayin duygusal boyutu falan derken idare edebilir. Kotu karakter olarak benim hic tanimadigim ama belkide baslangic olarak en uygun dusman olan Iron Monger (filmde bu isim gecmio sanirim ama Jeff Bridges'in karakteri Obadiah Stane Marvel dunyasinda bu nickle aniliyomus) secilmis. Hersey sinemaya uygunken niyeyse bittiginde fazla light bi film olmus dusuncesi uyaniyo kafanizda. Yine de Tony'nin esir alindigi kisimlar filmin en guzel yerleri oluyo ve cok basarili. Kalan kisim ise biraz havada kaliyo sanki. Ama gene de tabi Avengers filmine giden yolun baslangici oludugundan izlenmesi gereken bi film olarak kaliyo.
Not: 65/100

Iron Man 2 (2010)
Ilk film tecrubesizlige geldi, ikinci filmi daha iyi yaparlar diye dusunuosunuz di mi? Maalesef. Birincisi Terence Howard'in yerine gelen Don Cheadle sevdigim karakteri resmen batirmis. Hem yapi olarak, hem de kisilik olarak War Machine hic olmamis ve bence R Downey JR'la kimyalari da cok iyi diil. R Downey JR ayni performansta. Whiplash bi tuhaf olmus. Mickey Rourke'tan cok hoslasmam (Sin City istisnasi disinda) ve bu filme de cok bisey kattigini dusunmuorum. Scarlett Johansson fizik olarak Black Widow'a yaklasmis ama karakteri tam kafasinda oturtamamis mi, orda da bi eksiklk var. Gorseller yine guzel. Ama filmin icerigi gene biraz bos, gene havada kaliyo. Ilk filmdeki pozitif olan seyleri de goturdukleri icin sadece Avengers yolunda oldugu icin izlenesi bi film olarak kaliyo.
Not: 55/100

Thor (2011)
Avengers'a giden en onemli iki filmden biri buydu. Hem zor bi karakter olmasi, hem de diger universe karakterleriyle bagdasmasi zor bi hikayesi olmasi sebebiyle en riskli film de buydu. Ama bence gayet akillica tavizler vererek Universe de kendine bi yer edinmesini saglamislar. Cizgi romana cok sagdik kalmayarak belki de kendi Thor'larini yaratmislar. Thor'un dunyaya gonderilisi, ordan yukselisi falan biraz yuzeysel olmus ama gene de film de cok siritmamis. Valhalla'ya bakis acilari da diger filmlerle ayni universe de olmasi acisindan guzel oturtulmus. Chris Hemsworth fizik olarak bariz sekilde uygun (komplex yapicak kadar), filmdeki role de guzel oturmus. Yani ukalaliktan, alcak gonulluluge gecisini bile asiri yadirgamiosunuz. Yan roller genelde iyi. Natalie Portman filme biraz fazla kacmis, oyle cok oyunculuk gosterecek bi rolu de olmamis zaten. Siradan birini koysalarmis da olurmus. Bi tek Ray Stevenson'in (ki sevdigim bi oyuncudur) Volstagg'i cok olmamis. Bu kadar parodik bi karakterin bu kadar geride kalmasi uzucu. Onun disinda film genel olarak belli bi duzeyin ustunde olmus. Mukemmel degil ama fazlasiyla yeterli.
Not: 85/100

Captain America: The First Avenger (2011)
Ikinci kritik film de 2. dunya savasi yillarinin kahramani Kaptan Amerika'nin filmi. Cok riskli diil, cunku birebir aynen uygulanabilecek kadar kolay bi konusu var. Ama Universe'e adapte olsun die Valhalla'ya baglamislar ve gayet uygun olmus. Filmin efektleri inanılmaz. Yani Chris Evans'in incecik adamlığı gayet gerçekçi duruyo. Red Skull zorlamis biraz ama derisi yuzulmus bi insani birebir kopyalamak hem rahatsiz edici olur heralde, hem de Red Skull'in olayi tam o mu bilmiorum. Howling Commandos iyi olmus. Hayley Atwell gayet guzel. Tommy Lee Jones'u cok severim, onu bu filmde gormek eglendirdi beni. Tek sorunum cizgi roman dunyasinda daha olgun, daha kendinden emin Kaptan tavri yoktu. Avengers gibi dev egolarin carpistigi bi toplulugun basinda olabilecek kisi Chris Evans diil gibi geldi bana. Onun disinda konusuna hakim, derdini oldukca anlatan, basarili bi film olmus. Bakalim gunumuzun Kaptan'i Avengers'da nasi gorunecek?
Not: 85/100





--
Tutku Tuzlu
Tt "The Reviewer"
--
PS: Blog'umun olayi sirf napiorum, ne ediorum olmasin die bundan sonra bole incelemeler, yorumlamalar, hatta denk gelirse haberler falan da olucak. Sasirmayin..
PS-2: Bu tarihe kadar ne yaptigimi bi turlu yazasim gelmiyo. Denk getirebilirsem kademe kademe anlatma niyetindeyim. Ama anlatmayadabilirim. Bu benim ve her zaman en gecerli laf "Hayirlisi" olmustur.

30 Ekim 2011

ProjecTT..







Gecenlerde Istanbul'dan donerken aklima gelen biseydi.. Umarim yarim kalmaz..
ProjecTT.. Coming soon.. :))
--
Tutku Tuzlu
Tt "Le Brandin"
--

Ekim Sonu Dinleme Listesi

Bu aralar ne dinliosun? die sorular aldim cokca.. Hemen cvp veriyim dedim;
- Mickey Avalon - Stroke Me (Duke trailerindaki sarki..)
- Better Then Ezra - Juicy (Anneme "Desperate Housewives" indiriorum da :) )
- Yes - Owner of a Lonely Heart (Bi yerlerden buldum. Super sarki..)
- Steve Martin & The Steep Canyon Rangers - Jubilation Day (Kisisel tercih. Banjo seviosaniz..)
- KT Tunstall - Madame Trudeaux (Desteklenesi bi bayan sanatci kanimca)
- Katy Perry ft. Kanye West - E.T. (Cok da toplumdan soyutlanmadim canim)
- Michael Jackson - Wanna Be Startin' Somethin' (Rahmetlinin daha az bilinen sarkilari da kotu diil)
- Twisted Sister - I Wanna Rock (Genelde GTA Vice City'de caliyo ama wanna rock tabe)
- Audition - Swan Lake (Fena bi remix diil. Daha kuselini bulana kadar..)
- Stromae - Alors On Danse (Bi suredir unuttum ama hala kusel.)
--
Tutku Tuzlu
Tt "Hear Me Back"
--

Yeni sistem..

Artik blog'um da etiket sistemi sayesinde (sanki cok yeni bisimis gibi yazdim, bi insan hic mi degismez..) kisisel zirvalarimdan kurtulabilirsiniz. Sirf komiklik okuycam, yada Tt'nin ilgili konulardaki goruslerini gormek istiorum dienler icin yaptim..
Operim..
--
Tutku Tuzlu
Tt "Sistematik"
--

Tt's back..

Döndüm...
Yakında tüm gelişmelerle burdayım... Bekleyin.. :)) (kime diyosam artik)
--
Tutku Tuzlu
Tt "The One and Only.."
--