27 Kasım 2009

Farkli bir aci..

Bilmiorum, belki yaklaşık bir aydır her gün en az bir kere görüştüğümüzden, belki de hayatımdaki yerinin büyüklüğünden, dün saçma bi acıyla doldu kalbim. Sadece moral bozukluğu, bi keyifsizlik diil, bildiğin fiziksel acı çektim dün sevgilim gittiği için. Böle bildiğin, göğsümün üstünde, can sıkıcı, pis bi ağrı. Saçma geliyo di mi? Bana da saçma geldi ama gerçek bu.

Dün 21:00 itibariyle sevgilim bir hafta için şehir dışına çıktı. Çok uzun bi süre diil, telefonu çekiyo, istediğimiz zaman mesajlaşıp, konuşabiliyoruz. Bunları biliorum ama yine de bu acıyı çekiyorum. Bugün fiziksel acı kısmı yok (henüz :) ) ama yine de bütün gün böyle bi tatsız keyifsiz geçti. Yani yanımdakilere ayıp olmasın ama böle bi keyif almayan, sessiz bi Tt vardı. Tek yokluğunu düşünmediğim anın "birinci ay kutlamamız nası olmalı?" muhabbetinin olduğu zamandı. Onun dışındaki her saniye eve gidip sevgilimle konuşmanın hayallerini kuruyodum.

Bakalım belki yarın alacağım alkol miktarıyla orantılı olarak daha keyifli olabilirim ama hiç depresif halde cin içmediğim için üzerimdeki etkisini bilmiorum. Hayır zaten arkadaşlarıma yeterince ilgi gösteremiyorum bi süredir, şimdi bu halimle iyice kopmiyim insanlardan..

Uzaktan ilişki yürütmenin hemen hemen imkansız olduğuna inancım giderek artıyo. (Bu noktada zorunluluk durumlarının (ör: askerlik, uhuhuhu) ve ilişkinin yapısı gereği (yani zaten tam olarak yanyana başlamamış yada uzaktan yürütülüceği bilerek başlanmış (ki bunların da sağlıklı olmadığını, sonuçta çiftlerin yanyana geldiklerinde esas sürecin başladığını düşünüyorum) uzaktan olan ilişkilerin istisna olduğunu belirtmem gerekiyo. Parantezler karıştı ama özenerek okuyunca ne demek istediğim anlaşılıyo). O sebeple sevdiğime "uzaklara gitme bi tanem" demek istiorum..

Öperim hepinizi..
--
Tutku Tuzlu
Tt "Stucked"
--
PS: Ayrı olunan her saniye acı vericidir ama zaman geçtikçe bünye bu acıya bağışıklık kazanır savunma mekanizması olarak ve ilgili bireyin yokluğuna adapte olur. Belli bi noktadan sonra kişinin hayatınız olup olmamasının farketmediği duruma gelirsiniz. Öle olunca kendisi olsa bile hayatınızda kapladığı yer azaldığından ilişkinin olması gereken heyecanı, bağlılığı kalmadığı gibi, yalnızlığınıza ayrılan yere müdahil olunmaya çalışıldığından sizi sıkmaya, darmaya başlıcaktır. Buda ilişkide çatlakların oluşmasına ve sonunda ilişkinin sona ermesine kadar sürer. O yüzden ayırmayın sevenleri..
PS-2: Bi gün gelicek, hiç bi işim olmucak ve bu edindiğim tecrübeleri bir kitaba dönüştürücem ve paraya para demicem. Bu gözlem gücü, bu ifade yeteneği kimde varmış? Ayrıca paylaştığım insanlar da mutlu oldukları için referanslarım da sağlam. (Peki kendi ilişkileriniz sayın Tt? Şu anda mutlu olmam dışında, önceki başarısızlıklarımı tecrübeye dönüştürdüm, bu bir, terzi ve sökük olayı, bu da iki... :) ). Coming soon...

16 Kasım 2009

İki kelimenin Onemi

Ne güzel bir şey birine "seni seviyorum" diyebilmek...

Eskiden sanki daha az anlam ifade ediyodu bu iki kelime ama bu sefer belki herşey yerli yerinde olsun isteğimden, belki de gerçekten içini fazlasıyla doldurduğumdan biraz gerildim, kasıldım. Gördüm ki tek beceremediğim, çıkma teklif etmek diilmiş.. Bi kaç gündür düşündüm, en uygun zaman ne zamandır, en güzel nasıl söylenebilir falan diye. Bi kaç fikir bile oluşturmuştum kafamda. Ama belki de bu kadar kafamda büyüttüğüm için düşündüğüm gibi olmadı. Ama yine de bu iki kelimenin kötü bi söylenişi olamayacağından belki, küsel oldu...

Öyle iki kelime ki, herşeyi tümüyle değiştirebilir, erken söylersen tam anlamını ifade etmeyebilir, geç söylersen amacını yitirmiş olabilir. O yüzden tam zamanını ve tam samimiyetini bulabilmek zor ve ne yazık ki bunla ilgili genel bi kural yok. Ama şu da bi kesin var ki, bir kez söylemek insanın içini rahatlatıyor ve belki bir torba sözle anlatılabilecek şeyleri kısaca özetleyebiliyor.

Bu söyleme faslı kadar sevgilimin benim söyleme sürüncem boyuncaki hali ve düşündükleri de çok hoşuma gitti. Bi insanın bu kadar temiz ve saf bi kalbi olması çok güzel. Bu durumunun gözleri aracılığıyla ruhuma akıyo olması da bambaşka. Mutluluğunu da, endişesini de konuşmasak bile içimde hissedebiliyorum. Tek merakım acaba ben de ona aynı şekilde hissettirebilio muyum? Umarım bu bağ hiç bi zaman kopmaz..

Neyse dostlar, diyeceğim şudur ki, sevmek güzel şey..

Herkese mutluluklar..
--
Tutku Tuzlu
Tt "Loverman"
--

11 Kasım 2009

Öbür yüzü...

Şimdi siz nası yaparsınız bilmiorum ama ben sevdiğim bi insan mutlu oluyosa onun mutluluğunu paylaşırım. Farkettiğiniz gibi ben bu aralar son derece mutluyum. Bazı arkadaşlarım var, bu mutluluğumu daha ben mutluyum demeden anlıyolar, sanki kendileri mutluymuşçasına benimle paylaşıolar, onlara karşı yanlışlar yapsam bile önemli olanın benim mutluluğum olduğunu bilior ve bu hatalarımı anlayışla karşıolar. Bu noktada Haluk'çuğum özel bi teşekkürü hakedio. Hem küçücük çocuklar gibi şen ve muzur, aynı anda babacanlık düzeyinde olgun ve yönlendirici.

Bide diğerleri var. Onlar da (birden fazlalar ve isimleri bu postta kesinlikle geçmiycek, okuyolarsa kendilerini sorgulasınlar) Haluk kadar (üç aşağı beş yukarı) bana yakınlar ama onun verdiği tepkinin yarısını bile veremiyolar. Hatta kişisel hırs ve komplekslerini benim ilişkim nazarında bana yansıtıolar. Bu kişiler sevgilimi çok tanıyan insanlar diiller. Haliyle onu değerlendirirken, benim hislerime ve düşüncelerime güvenmeleri gerekiyo di mi? Ama bunu yapmak yerine ön yargılarına, kendi komplekslerine kapılıp beni sinirlendiriyolar. Hadi sevgilimi tanıdıklarını düşündüklerini ve görüşlerinin olumsuz olduğunu varsayalım. Kim kendisini mutlu eden biriyle ilgili olumsuz şeyler duyup, rahat edebilir? Ki insanların özel hayatlarında nasıl farklı oldukları da bilinen bi gerçekken (bu sevgilim için doğru diildir zaten, onu tanıyan hatta beraber çalışan insanlar her zaman olumlu şeyler söylemekte. Bu referanslar kendisiyle birlikte olmama ön-ayak olmuştur zaten).

Bide normalde destekçi gibi görünüp, tavırlarıyla negatif olan insanlar var. En büyük hayal kırıklığım da bunlar zaten. İşte bunlar kişisel hırslarını benim önüme koyuyolar. Bunları belirtici detay vermeden nası açıklıycam bilmiorum. Deniyim, sevgilimin statüsüyle ilgili çeşitli gerginlikleri benim ilişkim nazarında kullanıolar mesela. Çeşitli kişisel hareketlerle sevgilimden uzaklaştırma çabasına giriolar. Bide böle tuhaf tavır ve davranışlarda bulunup beni iyice sinirlendiriyolar. Çok detaya girmemeye çalıştım okunuyor olma olasılığımdan. İşin tuhafı nie böle bi durumda olduklarını anlamamaktayım. Önceki saçma sapan sevgililerimi (eski sevgililerimle ilgili her zaman sayıp sövme hakkım bende saklıdır :) ) olması gerektiğinden fazla destekleyen insanlar, bu sefer ki (iddialı konuşmamak lazım ama belkide onlardan çok daha iyi (burdaki iyi içi dolu olan iyidir)olan) sevgilime neden böle saçma bi tepki vermekteler. Bana karşı hisleri olmadığını biliorum. Bu süreci daha önce yaşadıkları için, benim hayatımdaki yerlerinin de tehdit altında olmadığını bilmeleri lazım. Ama böle davranıolar. Bu kişilere tavsiyem silkinip kendilerine gelmeleridir. Çünkü bu hareketleri kendi amaçlarına fayda sağlamadığı gibi kendilerinin hayatımdaki yerleriyle ilgili de sorgulamama sebep olmakta. Sorgulamaya başlamam asla olumlu sonuçla bitmez, bunu da önceki tecrübelerimden bilioruz.

İlişkimin başındayım ve bişeyleri oturtmam için diğer mecralarımı biraz askıya almam (ki askıya almış da diilim ama alsam bile) normal. Hayatımda çok ciddi bi değişiklik de yaratmadım (hareketli hayat tarzımı bıraktım ama ilgili kişiler bu sürecin içinde diillerdi zaten.), yani her ilişkim olduğu zamankinden çok da farklı davranmıyorum (light'sam hep light'tım ama bu bi sorun yaratmıyodu o zaman). O halde sorun nedir a dostlar? Tek farkım bu ilişkide biraz daha olgunum, ne istediğimi neyi nasıl yapmam gerektiğini daha iyi biliorum. Ama nedense arkadaşlarım benimle beraber olgunlaşmamışlar.

Olay çok basit. Bi sevgilim var. Mevcut durumumdan son derece mutluyum. Mutluluğumu bozacak her türlü engeli yıkıp geçmeye hazırım..

Kendimi şunu belirtme zorunluluğunda hissediorum, bu düşüncelerimin sevgilimle hiç ilgisi yoktur. Hatta kendisinin burda yazılan durumların büyük çoğunluğundan ve benim bu kadar sinirli olduğumdan bile haberi yoktur (bi ihtimal bundan sonra açıklama durumunda kalabilirim ama ben kıvırmanın bi yolunu bulurum). Bide bu konuyu ona yıkıp sinirimi iki katına çıkarmayın. Burda yazılanlar tümüyle kişisel gözlem ve sizin gerzek davranışlarınız sonucu ortaya çıkmıştır.

Ya bu yazıyı okuyarak yada bundan sonra yapacağım aksiyonlardan sonuç çıkartarak kendinizi düzeltmeye çalışsanız iyi olur. Tabi arkadaşlığımdan memnun diil ve bu vesileyi de kullanarak beni hayatınızdan çıkartmaya karar verdiyseniz, o zaman aynı davranmaya devam etmelisiniz.

Sanırım bu kadar yeter..
--
Tutku Tuzlu
Tt "Angry Bull"
--

Detay...

Mutluyum dedim di mi?

Her geçen gün mutluluğum artıyo.. Küsel tarafı, mutlu olmak için o kadar çaba sarfetmeden, küçücük şeylerden mutluluk çıkarabilmek. Bir yürüyüş, bir gülücük, bir cümle, bir bakış.. Hepsi mutlu olmak için sebepmiş, haberim yokmuş.

"Biraz hızlı mı gidiyosun Tt?" dienlere cevap, hayır herşey kıvamında, tam tadında gidiyo. Hatta bazı noktalarda acele etmek mi gerek die düşünüorum, sonra hayır diorum ve başka türlü memnun olup bundan keyif alıyorum.

Hiç birşey zorlama diil, herşey akışına bırakılmış şekilde en güzel halini buluyo gibi ilerliyo. Önceden dediğim gibi, kısıtlı zamanlarımız var ve temelde çok abartılı şeyler yapmıyoruz ama bende bıraktığı etkinin boyutu inanılır gibi diil. Önceki ilişkilerimde farklı şeyler yapmak için çabalardım ama bu sefer sanki kendiliğinden farklılığını buluyo gibi.

O kadar rahat, o kadar huzurlu ve o kadar mutluyum ki, bu basit, klişe kelimeler bir anda gerçek anlamlarını kazanmaya başlıyo. Bu basit kelimelerin bir anda içi doluyo ve hayatında vazgeçilmezler arasında yer alıyor.

Ne kadar sürer bu ilişki bilmiorum ama umursamıyorum, anı yaşıorum. Eğer böyle hissettirecek ve her geçen gün ilerleyecekse daha çok uzun bi süre bu tip yazılara devam edicem gibi görünüyo.

Okunacağından emin olmama rağmen, bu yazıda hiç bir şekilde yapmacık bişey kullanılmamıştır. Zaten ilişki anlayışımda sevgilinin totosunu (sevgili olunca toto oluyo) kaldırmak çok hayra alamet bi hareket olarak algılanmaz. Ama burası içimi döktüğüm yer olduğundan burda yapmacıklığa, yanlış yönlendirilmelere yer verilmez.

İçimden nası geldiyse, en doğru ifadeler bulunmaya çalışılarak yazılmıştır.

Ya dostlar, bu duygular içindeyim..

Paylaşana selam olsun, bozmaya çalışanın alla belasını versin..

Öperim hepinizi..
--
Tutku Tuzlu
Tt "Ankara sokaklarında yürüdüm sevdiceğimle.."
--
PS: Burda nie depresif yazılar ağırlıklının cevabını buldum yazıyı tekrar okuduktan sonra, sanırım mutluluğumla hava yapıyomuş gibi, birini kıskandırmaya çalışıomuş gibi bi hava olmasın die mutluluklarımı çok paylaşmıyorum sanırım. Ama tüm benliğimle söylerim ki, buranın (özellikle bu yazının) böyle bi amacı yoktur. Direk hissettiklerimi burda açıklıyorum, hep böyle olmuştur ve burası Tt'nin göçüp gittiğinde neler yaşadığının hatırlanması amacını taşımaktadır. O yüzden bu kadar içtendir. Yanlış yerlere çekilmemesi rica olunur.
PS-2: "Herşey bu kadar kusursuz mu?" sorusuna "hayır" demek durumundayım. Sevdiceğimin duygularını benim kadar paylaşımcı olmamasıdır tek sorunumuz. Hislerini ben çözmek, hissetmek, keşfetmek,bulmak durumunda kalıyorum. Ama bu çok mu negatif bişeydir, iki yönü vardır, birincisi ilişkide bana "challenge" olmaktadır, bu çabalama süreci hoşuma gitmekte, beni kendimi geliştirmeye motive etmektedir. İkinci ve kötü yanı ise, kısmen beni daha hızlı davranma konusunda temkinli davranmaya itmektedir, çünkü kendime güvenim bu konularda istediğim kadar çok diildir.
PS-3: Ayrı bi postta açıklıycam yakında (belki birazdan) ama ben mutluyum ama herkes benim mutluluğumu paylaşmamakta. Haluk'a özel teşekkürlerimi sunarım samimi memnuniyetinden ötürü. Koray başından beri bu işin içinde ve destekte. Ama kalan insanlardan beklediğim desteği göremediğim gibi beklemediğim kadar saçma tepkiler alıyorum ve buda hayatımdaki sıralamaları tekrar gözden geçirmem konusunda bana gaz veriyo. Ama dediğim gibi bunu başka bi postta açıklıycam. Hayırlısı diorum..
PS-4: Sevgilime ilk atraksiyonum elma şekeridir. O da burda belirtilsin ve Tt tarihinde yerini alsın istedim.

09 Kasım 2009

Rahatladım postu..

Bi insan kendine bunu nie yapar? Bir kişi için tüm hayatını baştan aşağı değiştirmek, önceliklerini yeniden sıralamak, tüm günü sadece bi yarım saat için yaşamak.. Saçma di mi?

Neden yapar, çünkü başka hiç bi mutluluk bunun yerini tutamaz.

Ewet, cine geçtim, hızlı bi hayat yaşadım, egom tavan yaptı falan ama hiç biri sevgilimin bi bakışı, bi sözü kadar keyif vermedi bana.. Ve evet yüz tercih hakkım olsa, yine bu tercihi yapardım..

Ne kadar sürer (umarım çok uzun), yada bu ruh halim ne kadar devam eder bilmiorum (umarım hep ;) ) ama şu anki halimde mutlu ve huzurluyum..

Bilmeyenler için bi haftadır (kısa gibi duruyo di mi, öyle aslında ama dediğim gibi, "bişeyi ne kadar yaşadığın diil, nasıl yaşadığın önemlidir". Bu arada kitap yazmam lazım benim yaw.) bi ilişki içerisindeyim. Tek pişmanlığım keşke daha önce başlasaymışızdır.

Bu msj bilgilendirmeden çok, bu alanı sadece kafa karışıklıklarım yada mutsuzluklarımla diil, hayatımdaki küsel şeylerle de doldurma isteğimdendir..

Hayırlı olsun diyin..

Alla herkese böle şeler nasip etsin.. :)) Amin..

Öperim..
--
Tutku Tuzlu
Tt "Bana yeniden edebi şeyler söylettiren kadın"
--
PS: Olm ilişkide olmayı unutmuşum yaw.. Ağırdan mı almalı, yoksa şimdi tam mı zamanı gerginliği (tatlı bi gerginlik tabi) nası bi gerginliktir kardeşim? Bunu içeren bi kitap (kanun mahiyetinde) yazılsa çok iş yapar kanımca. Bu işe el atsana diyenlere, "olmaz şekerim, sevgilimle takılıcam" derim.. Aynı tedirginliği yaşayıp tavsiye almak isteyenlere de, "anı yaşa dostum, ilişkiyi küsel kılan da böle şeler diil midir?" derim... Onları da öperim..
PS-2: Gene biyografimde yer alsın die yazıorum, bide normalde öle yoğun bi haftada çıkmaya başladık, bazen sadece yarım saat görebildiğimiz zamanlar oldu (şu tabir küsel özetliyo sanırım, "bu kadar olumsuzluk arasında böyle güzel bişey ortaya çıkardığımıza inanmıyorum") ama öyle küseldi ki. Bi tanem Yasemin'ime teşekkür ediorum. Umarım hep böle küsel kalırız..