Mutluyum dedim di mi?
Her geçen gün mutluluğum artıyo.. Küsel tarafı, mutlu olmak için o kadar çaba sarfetmeden, küçücük şeylerden mutluluk çıkarabilmek. Bir yürüyüş, bir gülücük, bir cümle, bir bakış.. Hepsi mutlu olmak için sebepmiş, haberim yokmuş.
"Biraz hızlı mı gidiyosun Tt?" dienlere cevap, hayır herşey kıvamında, tam tadında gidiyo. Hatta bazı noktalarda acele etmek mi gerek die düşünüorum, sonra hayır diorum ve başka türlü memnun olup bundan keyif alıyorum.
Hiç birşey zorlama diil, herşey akışına bırakılmış şekilde en güzel halini buluyo gibi ilerliyo. Önceden dediğim gibi, kısıtlı zamanlarımız var ve temelde çok abartılı şeyler yapmıyoruz ama bende bıraktığı etkinin boyutu inanılır gibi diil. Önceki ilişkilerimde farklı şeyler yapmak için çabalardım ama bu sefer sanki kendiliğinden farklılığını buluyo gibi.
O kadar rahat, o kadar huzurlu ve o kadar mutluyum ki, bu basit, klişe kelimeler bir anda gerçek anlamlarını kazanmaya başlıyo. Bu basit kelimelerin bir anda içi doluyo ve hayatında vazgeçilmezler arasında yer alıyor.
Ne kadar sürer bu ilişki bilmiorum ama umursamıyorum, anı yaşıorum. Eğer böyle hissettirecek ve her geçen gün ilerleyecekse daha çok uzun bi süre bu tip yazılara devam edicem gibi görünüyo.
Okunacağından emin olmama rağmen, bu yazıda hiç bir şekilde yapmacık bişey kullanılmamıştır. Zaten ilişki anlayışımda sevgilinin totosunu (sevgili olunca toto oluyo) kaldırmak çok hayra alamet bi hareket olarak algılanmaz. Ama burası içimi döktüğüm yer olduğundan burda yapmacıklığa, yanlış yönlendirilmelere yer verilmez.
İçimden nası geldiyse, en doğru ifadeler bulunmaya çalışılarak yazılmıştır.
Ya dostlar, bu duygular içindeyim..
Paylaşana selam olsun, bozmaya çalışanın alla belasını versin..
Öperim hepinizi..
--
Tutku Tuzlu
Tt "Ankara sokaklarında yürüdüm sevdiceğimle.."
--
PS: Burda nie depresif yazılar ağırlıklının cevabını buldum yazıyı tekrar okuduktan sonra, sanırım mutluluğumla hava yapıyomuş gibi, birini kıskandırmaya çalışıomuş gibi bi hava olmasın die mutluluklarımı çok paylaşmıyorum sanırım. Ama tüm benliğimle söylerim ki, buranın (özellikle bu yazının) böyle bi amacı yoktur. Direk hissettiklerimi burda açıklıyorum, hep böyle olmuştur ve burası Tt'nin göçüp gittiğinde neler yaşadığının hatırlanması amacını taşımaktadır. O yüzden bu kadar içtendir. Yanlış yerlere çekilmemesi rica olunur.
PS-2: "Herşey bu kadar kusursuz mu?" sorusuna "hayır" demek durumundayım. Sevdiceğimin duygularını benim kadar paylaşımcı olmamasıdır tek sorunumuz. Hislerini ben çözmek, hissetmek, keşfetmek,bulmak durumunda kalıyorum. Ama bu çok mu negatif bişeydir, iki yönü vardır, birincisi ilişkide bana "challenge" olmaktadır, bu çabalama süreci hoşuma gitmekte, beni kendimi geliştirmeye motive etmektedir. İkinci ve kötü yanı ise, kısmen beni daha hızlı davranma konusunda temkinli davranmaya itmektedir, çünkü kendime güvenim bu konularda istediğim kadar çok diildir.
PS-3: Ayrı bi postta açıklıycam yakında (belki birazdan) ama ben mutluyum ama herkes benim mutluluğumu paylaşmamakta. Haluk'a özel teşekkürlerimi sunarım samimi memnuniyetinden ötürü. Koray başından beri bu işin içinde ve destekte. Ama kalan insanlardan beklediğim desteği göremediğim gibi beklemediğim kadar saçma tepkiler alıyorum ve buda hayatımdaki sıralamaları tekrar gözden geçirmem konusunda bana gaz veriyo. Ama dediğim gibi bunu başka bi postta açıklıycam. Hayırlısı diorum..
PS-4: Sevgilime ilk atraksiyonum elma şekeridir. O da burda belirtilsin ve Tt tarihinde yerini alsın istedim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder