06 Ekim 2006

A Tribute To Cobain


Nirvana'nın vokaliydi kendisi. Küçükken "büyüyünce Cobain olucam" derdim. Şimdi büyüdüm ama onun gibi olamadım, olamazdım da. Bir insan müziğinde kendini bu kadar yansıtabilir mi? Onun sesindeki mutsuzluk bana kendi mutsuzluğumun boş olduğunu hatırlatır. Onun müziğinde bi insan tanıdım ben. Onun acılarını, sevgilerini görebildim. Bana tercüman oldu. Teşekkürler Kurt...

Bugün pek çok insan müzik yapmakta ama hepsi yüzeysel, kendinden bile soğuk. İçerisine kendini koymadan müzik yapmanın manası ne? Yanlış yöne gidiyoruz, olmamamız gereken kişiler haline geliyoruz. Birileri bunu farketmeli ve dur demeli. Hepimiz tikileşiyoruz, ne giyeceğimizden nasıl konuşacağımıza kadar müdahale altındayız.

Şu sözlere bakar mısın? "I'm not like them, but I can pretend.The sun is gone, but I have a light. The day is done, but I'm having fun. I think I'm dumb or maybe just happy,think I'm just happy (Dumb, In Utero)". Her şarkısında farklı bir dünyaya götürür, her şarkısından farklı bir tat alırsınız.

Onun gibi bir dost kazandığım için mutluyum. Her ne kadar kendini öldürdüğüne inanmasam da (bknz. "Aşk ve Ölüm: Kurt Cobain Cinayeti") umarım şu anda bulunduğun yerde mutlusundur. Müziğin hepimize yıllarca esin kaynağı olacak.

Bugün MTV'de "Nirvana Unplugged"ı izledim, yine hayran oldum. Meat Puppets'la beraber söyledikleri şarkılardan, "The Man Who Sold the World"e. Büyük insandır Cobain. Ruhun şad olsun...

~Tt "You Know You're Right"

Hiç yorum yok: