Röportajcı: Bu ilişki ne zaman, nasıl ve nerde başladı? Tt: Net bi tarih veremem, zaten öyle ay dönümü, yıl dönümü gibi şeyleri aştık sanırım. Onu ilk görüdüğüm anda içinde bi parıltı olduğunu anlamıştım. Değişim takımına uzun ısrarla katılmıştı ve eğlenceliydi. Herşey AIESEC'de elect olmamızla başladı. Çıkmaya Kick-Off'ta başladık. Hem birbirimizi, hem de kendimizi eğlendirdiğimizi farkettik. Kick-Off'ta uzun yıllar sürecek birlikteliğimizin ilk adımlarını atmış olduk.
Röp: Ay dönümü gibi şeyleri aştığınızı söylediniz. Acaba ilişkiniz rutine mi bağladı nooldu?
Tt: Aslında normal bi ilişki olsaydı sanırım rutine bağlardı ama Hasan'la herşey çok farklı. O da ben de hızlı hayatlar sürüyoruz. İlişki içinde değişiyoruz ve birbirimize karşı son derece anlayışlıyız. Hatta birbirimizin değişmesini destekler bir halimiz var. Ay dönümü vs. gibi kutlamaları aştık, çünkü beraber geçirdiğimiz hergün özel. Bazen benim canım sıkkın olur, ararım Hasan'ı içmeye gideriz. Saat ya da mekan farketmez. Yanyana olmamız yeterlidir. O yanımdayken dünyada hiçbişeyi kafama takmam. Umarım o da bana karşı aynı şeyleri hissediyordur.
Röp: Peki hiç ilişkinizi saklama ihtiyacı duydunuz mu? Sonuçta toplum henüz böyle şeylere açık değil... Bide aldığınız tepkileri anlatır mısınız?Tt: İnanır mısınız bilmem ama ilk andan itibaren hep göz önündeydik. Bu yüzden saklama şansımız hiç olmadı. Zaten saklamak da istemioduk çok fazla. Mutluluğumuz herkesle paylaşmak istedik. Bazen aşırıya kaçtığımız oldu, ewet. Toplum önünde duygularımızı bastıramadığımız zamanlar oldu. Genelde insanlar iğrenerek bakıolar ama biz umursamıoruz. Eninde sonunda alışacaklarını düşünüyoruz. Arkadaşlarımız da mutluluğumuzu bildikleri için aşırı tepkiler vermiyorlar.
Röp: Sizin Hasan dışında, Hasan'ın da sizden ayrı ilişkileri olduğu biliniyo. Bu siz de kıskançlık yaratmıyo mu, ya da ilişkinizi yıpratmıyo mu?
Tt: İşte gerçek aşk böyle bişi sevgili röp. Birbirimize olan bağımız o kadar sağlam ki, başka birileri bile bu bağın kopmasına yetmiyo. Kimle olursak olalım, döneceğimiz yer çok belli. Sevgimiz o kadar büyük ki, başkalarıyla paylaşmaktan hiç şikayet etmiyoruz. Düşünün, paylaşsak bile hala birbirimizi tatmin edecek kadar sevgi sunabiliyoruz birbirimize.
Röp: Peki diğer kişiler bu olaydan rahatsızlık duymuyorlar mı?
Tt: Duysalar bile bişey yapamazlar ki. Daha doğrusu başlamadan bu konuşmayı yapmış oluyoruz. Bizi böyle kabul eden kişilerle beraber olabiliriz ancak. Tabi yer yer Hasan'la cinsel hayatımızdan rahatsız olabiliorlar. Ama bizi sevdiklerini söylüyorsa kabullenmeyi öğrenmeliler.
Röp: Peki sırrınız nedir? Bu kadar küsel, bu kadar dayanıklı bir ilişkiye nasıl sahip oluyorsunuz?
Tt: Çok zor diil aslında. Berberken çok eğleniyoruz. Birbirimize sürprizler yapıoruz. İçimizden geldiği gibi davranıyoruz. O an Hasan'ı öpesim varsa öperim, o da karşılık verir. Bu kadar basittir. Anlayışlıyız. Mesela Hasan beni bi kız için satarsa, iki-üç gün küser sonra affederim. O da affedeceğimi bilir. Aynısını ben de yapsam o da aynı şekilde davranır, hatta daha bile anlayışlıdır. Zor zamanlarda hep yanyanayızdır. Birbirimize destek oluruz. Yanımda olmasını istersem yanımda olacağını bilirim,o da bilir. Daha önemlisi sevgi tabi...
Röp: Teşekkürler içtenliğinizden ve cesaretinizden dolayı. Çoğu kişi bu konuları düşünmeyi bile suç sayarken, bu açıklamaları yapmanız çok önemli bence.
Tt: Bu bi nevi vefa borcumdu, yapmalıydım. Zaten bu tip zihniyetlerden dolayı Avrupa Birliği'ne giremiyoruz, ekonomik olarak ilerleyemiyoruz. Ben de bu konuda bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Hepimizi içimizden geldiği gibi davranmalı, özümüzü reddetmemliyiz. İyi günler..
--
Tutku Tuzlu
Tt "Maniacs"
--
PS: Bu yazi sadece geyik amaçlıdır. Yani current sevgilim tarafımdan ayrılık sebebi falan olarak kullanılamaz. Yani Hasan'ı severim ama walla aramızda o tip bi yakınlaşma yok. Özür dilerim... Beni affet...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder