Bugün arkadaşlarla takıldım. Pek keyif vermedim ve bir kez daha gördüm ki, ortamı şenlendirmesi gereken adamlardan bi tanesiyim. Problem şu ki benim çevreme neşe saçmam için, neşeli olmam gerekiyo. Neşeli olmamı engelleyen herhangi bir şey olunca olmuyo.. Haa demek ki neşemi çalan bişiler var...
Önce önemsiz sebepler.. Kalabalık sevmiyorum. Ortamda toplam dört kişi yada fazla kişi olunca (ki dört kişide de çok sevdiğim, iyi anlaştığım birileri olması gerekiyo) konuşkanlığım kaçıyo. Asosyalliktendir belki bilmiorum ama böle grup adamı diilim ben. Sonracıma müzik belli bi volümün üstünde olunca konuşulanları duymakta (ve konuştuklarımı aktarmakta) zorluk çekiyorum. Böle olunca muhabbetşinaslığım gene sekteye uğruyo. Bide genelde alkol alınca daha çok konuşuyorum.. (Bu arada dipnot, bu problemlerim var ve ben hala overalla gidiorum, ilginç tabi. Bırakmam lazım..)
Daha önemli sebeplere gelince, giderek çevremdeki insanları sevmediğimi farkediyorum. Ortamda sevmediğim (ki hiç görmek istemediğim iki insan bunun uç noktasıdır, burda bahsi geçenler daha genel örneklerdir.) birileri olunca, hele bide bu kişiler ortamda tutunma çabası içinde olunca (ki zaten kuvvetle muhtemel sevmeme sebeplerimden biri de budur) iyice tadım kaçıyo. Ha bide bunun dışında sevdiğim, sevmediğim farketmez kişiler özele inince (yani benimle yada ortamla hiç alakası olmayan olaylardan bahsediliyosa) yada ortamda gizli konuşmalar olunca (fısıltı, bakışma, arada konuşurken sessizlik olunca konu değiştirme hatta beraber tuvalete gitme) geriliyorum. Benimle ilgili olmasına gerek yok (ki gizliyse benim hakkında olup olmadığını bilemem ama paranoyağım üstüme alınırım) her neyle ilgiliyse de beni geren durumlardır.
En önemli sebepse genel hayat gidişatımdan mutlu olmamamdır. Geçen sefer küfrederek anlattığım için anlaşılmamış olabilir, bu sefer daha edepli yazıyım. Çevremde arkadaşım, dostum dediğim adamlara bakıyorum. İçlerinde güvenebileceğim, herşeyimi paylaşmaktan çekinmeyeceğim, Bana tümüyle açık olduğunu düşündüğüm sadece bir-iki kişi var. Eskiden de dost mertebemdeki insanlar çok kalabalık değildi ama en azından üç-dört kişi oluyoduk ve diğerlerini umursamamıza gerek olmuyodu. Umursamadığımız gibi "diğerleri" hayatımızda şimdiki gibi aktif rol oynamıyolardı.
Şu an öyle bi ortamdayım ki, hayatını sadece kız bulmaya (ki burda keşke düzeyli bi ilişkim olsa diyen insanlardan bahsetmiyorum) adamış ve bunun için herşeyi herkese silebilecek insanlar var; bunu normal olarak gören, umursamayan, destekleyen veya bana zarar verecek duruma gelse beni uyaracağından emin olamadığım insanlar var; arkadaş olarak değer verdiğini söyleyen ama yaptığım bazı hareketleri anlamak yerine bunu arkadaşlığımıza zarar vermek için kullanabilen (ki burda çok daha az değer verdiği söylenen insanlara karşı çok daha toleranslı olma durumu esas problemdir) kişiler var; dost olarak güvendiğim fakat kendini (yada benden başka birini) kötü durumda gösterecek olaylarda beni kötü durumda göstermeyi seçen birileri var; kişilik zaaflarını arkadaşlığının önüne koyan (ki bu noktada ısrarla kimseye karşı art niyetim olmadığı ve nefret ettiğim insanları bile kırmaktan çekinmeme rağmen bu muamelenin yapılması), bu uğurda yalanlar söyleyebilen, başkalarını kötü duruma düşürmekten çekinmeyen insanlar var; bide istikrarsızlıklarıyla beni güvenme-güvenmeme çelişkisine koyan, benimle ben olduğum için mi, yoksa sadece belli çıkarları doğrultusunda mı görüştüklerini anlayamadıklarım var. Zaten ezelden beri kötü olanları buraya koymadım bile, bunlar benim arkadaş-dost sınıflandırmam, düşün..
Eskiden insanları gözlerinden tanımakla övünürdüm. Fakat bugün insanlar o kadar hızlı değişiyolar, o kadar farklı durumlarda o kadar farklı tepkiler veriyolar ki, artık yıllardır beraber olduğum insanları tanımakta güçlük çekiyorum.
Peki bununla ilgili napılabilir? Ya bu insanları (yada belki de bi kısmını) arındırmayı düşünüyorum ama hayatlarım herkesle o kadar ilişkili ki, kaçamıyosun, bi şekilde ortak bi noktada olman gerekiyo. Silme kararını versen bile (ki burda hayatımdan komple çıkardığım eski sevgililerimi örnek olarak verelim) bu seferde konunun muhatabı olmayan insanlar bunu ofansif bulup tepki veriyolar. Bi kaç kişiyi silme olasılığım yüksek ama tabi yine de asla emin olamıyosun. Sınırlamak da çözüm olmuyo, bu sefer karşılaştırmalar (onu daha çok görüyosun, beni görmüyosun) yada kıskanma+yanlış anlamalar (benim yerime onu mu koydun), bunu toplumda paylaşıp genel bi negatif etki yaratmalar, görüştüğüm kişilere kötülemeler, gereksiz gerginlikler vb. gibi durumlar ortaya çıkıyo. Bunu da kısmen uygulamaya meyilim var, ama ne kadar verimli uygulayabileceğimi bilmiorum. Gene sanırım oluruna bırakıcam bütün işleri..
Bu arada aslında hayatım o kadar da kötü diil. Yarın yeni biriyle tanışıp, ilerletme şansım olabilir (hayirlisi, umut dünyası), bi tane yabancı arkadaş misafirim oluyor, onunla çeşitli gelişmeler olabilir, okul durumumun iyiye gidişi söz konusu, yaz okulu fena gitmiyo, sanırım alkole kısıt getiricem, en azından deniycem, spor yapıorum, kilo falan veriyorum, ev yaşantısında düzeni oturttum falan filan.
Du bakalım neler olacak? Gelişmelerle buralarda olabilirim..
--
Tutku Tuzlu
Tt "I walk alone.."
--
PS: Burayı kimsenin okumadığına kanaat getirdim. Bu kadar ağır konuşmalar, sert çıkışlar, ciddi küfürler, harbici problemler falan yazıyorum, bi kişi de "ben de var mıyım?" yada "abi kim ki bunlar?" yada "olm gel bi otur konuşalım" demiyo. O yüzden burda eskisi gibi bol keseden atabileceğim kararına vardım. Hazır aklımdayken, artık birilerine birilerine çekiştirmekten de çok haz etmediğim ve bana ters patladığı için sizinle yada genelle ilgili olaylar dışında konuşmam. Haber veriyim dedim. Bide dostum olduğunu iddia eden ve burayı okuyan biri varsa açsın sorsun (yada mail atsın), hakkat dertleşmem lazım ama iso'yu da dert duvarı yapmak istemediğim için şimdilik içime atıyorum. Yakında patlarsam yada Almanya'ya gidersem şaşırmayın.
PS-2: Yukarda belirtmeyi unutmulum, genelde arkadaş çevremde problem yaşadığımda iyi sevgili de olamıyorum, o yüzden yarınki hadiseden büyük beklentiye girmeyin. Yer yer gitmesem mi die bile düşünüyorum. Yarın ola hayrola...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder